Kuran’da Geçen Kıyamet Alametleri Nelerdir?Kıyametle İlgili Ayetler ve Hadisleri İnceliyoruz

Kıyamet, evrenin düzeninin bozulması, her şeyin alt üst edilerek yok olması,yok olan ve ölen şeylerin yeniden yaratılıp diriltilerek ayağa kalkması ve mahşere doğru yönelmesi demektir. Peki Kuran’da geçen kıyamet alametleri ve kıyametle ilgili ayetler nelerdir?

Kıyametle ilgili ayetler;

  • Yaklaşan yaklaştı. Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur. (NECM/57-58)
  • Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir.
  • Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O’na döndürüleceksiniz. (ZUHRUF/85)
  • (Ey Muhammed!) De ki: “Allah sizi diriltir.
  • Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar.
  • Fakat insanların çoğu bilmezler. (CASİYE/26)

Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir. (YASİN/49)

  • Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı, ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman.
  • O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır. (ZİLZAL/1-5)
  • O gün Sûr’a üflenir, bölük bölük gelirsiniz. Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur. Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur. (NEBE/18-20)

Sûr’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar. (YASİN/51)

  • Doğrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir. (ENBİYA/40)
  • O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr’a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân’ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin. (TAHA/108)
  • Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler) (MERYEM/68)

Kıyamet alâmetleri önemine göre küçük ve büyük olarak ikiye ayrılmıştır.

Küçük alâmetlere dini hayatın zayıflayıp kötülüklerin yayılmasına dair olaylar dahil edilirken büyük alâmetleri kıyametin kopmasından kısa bir süre önce meydana gelecek vakalar oluşturur.

Kıyametin küçük alametleri;

  • Zekât verilecek kimse bulunamayacak kadar servetin çoğalması
  • Aynı davayı güden iki büyük topluluğun birbiriyle savaşması
  • Adam öldürme olaylarının ve fitnelerin fazlalaşması
  • Salgın hastalıkların artması
  • İnsanları Doğu’dan Batı’ya hareket ettirecek bir ateşin ortaya çıkması
  • Doğa olaylarının ve yer hareketlerinin artması
  • Emânete riâyetin ortadan kalkması.
  • Elli kadına bir erkek düşecek şekilde kadın nüfusunun artması,
  • Müslümanların kıldan ayakkabı giyen, küçük gözlü ve geniş yüzlü insan gruplarıyla savaşması
  • İnsanların hayatlarından bıkarak ölülere gıpta etmesi
  • Allah’ın elçisi olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı deccâlin türemesi,
  • Yeryüzünde Allah veya ‘lâ ilâhe illallah’ diyen bir kimsenin kalmaması.

Kıyametin büyük alametleri;

  • Deccâlin ortaya çıkışı
  • Mehdînin zuhuru
  • Îsâ’nın gökten inmesi
  • Ye’cûc ve Me’cûc’ün görünmesi
  • Hicaz bölgesinde büyük bir ateşin çıkışı
  • Gökten, insanları bürüyen bir dumanın (duhan) inmesi
  • Dâbbetü’l-arzın yerden çıkması
  • Ayın yarılması ve güneşin batıdan doğması

Kıyamet gününün tasviri

Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman.

O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır. (ZİLZAL/1-5)

Sûr’a bir tek üfleme üflendiği,

Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,

İşte o gün olacak olur.

O gün gök yarılmış, sarkmıştır. (HAKKA/13-16)

O gün Sûr’a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.

Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.

Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur. (NEBE/18-20)

Dağlar serpildikçe serpildiği

Dağılıp toz duman haline geldiği (VAKİ’A/5-6)

O gün gök erimiş bir maden gibi olur.

Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur. (MEARİC/8-9)

Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız. (ENBİYA/104)

(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.”

“Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.”

“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.” (TAHA/105-107)